Psikoloji bölümünden mezun olduğumdan beri çocukları ve gençleri anlamaya, ihtiyaçlarını öğrenip, ailelerle birlikte onlara ışık tutmaya çalışıyorum. 26 sene oldu, bu yolculukta her geçen yıl elimdeki araçları kullanırken çocuklarla ilgili farkındalıklarım biraz daha arttı. Örn. bir araç olarak kullandığım WISC-R çocuklar için zeka ölçeğinin sonuçta bir zeka skoru ortaya koymaktan çok; bir çocuğun zayıf ve güçlü yanlarını ve genel kişilik özelliklerini anlamamda yardımcı bir araç olduğunu gördüm. Genel olarak ve alt testler düzeyinde elde ettiğim veriler ve gözlemlerimle de ailelere ışık tutmaya başladım.

      Çocukların test sırasındaki her bir davranışının genel kişilik özelliklerini yansıttığını gördüm. Ailelerle konuştuğumuzda bu kişilik özelliklerden bazılarının okulda sorun yarattığını öğrendiğimde, test çalışması bu açıdan sorunları iyileştirmek için de yol gösterici oldu.

     Test çalışması boyunca dikkat eksikliği gözlemlediğimde, çocuğun dikkatini neden veremediğini ailelerle birlikte anlamaya çalıştım. Alt testler bazında ise resim tamamlama testi, seçici dikkatin düzeyine ışık tutarken, resim düzenleme ve küplerle desen alt testlerinde dikkatle beraber görsel muhakemenin de işin içine girmesiyle çalıştığım çocukla ilgili daha fazla bilgiye sahip olmaya başladım; Farklı bir mantıkla düşündüğünde sıralamaya yapamayan çocuklar olduğu gibi, zamanı iyi kullanma telaşında olup yanlışları çoğaltan çocuklarla da çalıştım. Aritmetik ve sayı dizisi ise işitsel dikkatle ilgili veri elde etmek için iyi bir araç oldu. Şifre testi dikkatin odaklanma düzeyi ve ince motor koordinasyon için bilgi verirken aynı zamanda mükemmeliyetçilik, kaygı vs. nedenlerle zamanı iyi kullanamayan çocukları da anlamama yardımcı oldu ve olmaya da devam ediyor.

     Bazen test boyunca sesini zor işittiğim, bildiği halde kendine güvenemeyip ifade etmekte zorlanan çocuklarla (özellikle de kız çocukları)  karşılaştım. Biraz rahatlatıp teste devam ettiğimizde çoğunun ifade ettiğinden çok daha fazlasına sahip olduğunu gördüm, çoğu da üstün zekalıydı ama o kadar güvensizdi ki ailelerle beraber kendine güvenini nasıl kazanacağını tartıştık. Bazen de bildiği halde kendini ifade etmeme durumu; mükemmeliyetçilik nedeniyle hata yapma korkusuyla çıktı karşıma ki bu özellikle üstün zekalı çocuklarda sık karşılaşılan bir durumdur.

     Bazen de aileler bana çocuğunun okulda öğrenme sorunlarını neden yaşadığını anlamaya yardımcı olmam için gelirler. WISC-R alt testleri standardize puanlara dönüştüğünde özellikle okulda öğrendikleri sıralı bilgiyi akılda tutmada zorlanan çocuklar sayı dizisi, aritmetik, şifre ve genel bilgi testlerinde zorlanabiliyorlar. Yine okuma- yazmada güçlük çeken çocukların uzamsal(mekânsal) yetenek alanlarında (küplerle desen, parça birleştirme) zorlandığını gördüm.

      Okulda yerinde duramama,  bekleyememe sorunu yaşayan çocuklarla yaptığım test çalışmalarında görsel çalışmalarda dikkatini verebildikleri halde sözel bilgiyi ifade etme kısmında çok sıkıldıklarını, önlerinde görsel malzeme yokken testi tamamlama konusunda sıkıntı çektiklerini gördüm, bunların bir kısmı da kinestetik (dokunma ve hareket yoluyla) öğrenen çocuklardı. Bu çocukların, öğretmen görsel malzeme kullanmadan sadece işitsel öğrenenlere yönelik ders anlatırken neden yerinde duramadıklarını anlamak pek de güç olmasa gerek.

     Bazen de bana çalışmaya getirilen çocuklar kendi başına iş yapabilme becerileri zayıf olan, kendi zamanını ve kendi yapacaklarını planlamada hep dış desteğe ihtiyaç duyan çocuklar olur. Bu çocukların da test boyunca harekete geçemediklerini, sürekli onayıma ihtiyaç duyduklarını gözlemledim. Ailelerle konuştuğumuzda aslında bu çocukların halen bağımlı, aileden ayrışmamış çocuklar olduğu, kendi başına güvenli şekilde harekete geçmekte güçlük çektikleri, ebeveyn ya da öğretmenin desteğine ihtiyaç duydukları ortaya çıkar. Çoğu zaman gözlemlerimi ve test sonuçlarını ailenin talebi ve onayıyla okulla paylaşır ve onların da gözlem ve düşüncelerini alırım, böylece çocukların ihtiyaçlarını anlama çabam daha fazla sonuç verir.

      Mutlu çocuklar, mutlu aileler ve mutlu yarınlar demektir, benim ve benim gibi çalışan uzmanların bunda bir parça katkısı varsa ne mutlu bizlere. Sevgiyle kalın.

Uzman Psikolog Feyza Gökalp

Özgeçmiş

Sunday the 17th. Üstün Zekalı Çocuklar Akademisi - Joomla Site Templates